Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Asya Pasifik

    Yayınevi : Akçağ Yayınları
    Yazar : Komisyon
    ISBN :9786053429067
    Sayfa Sayısı :648
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16,00 x 21,00
    500,00 ₺
    350,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Jeopolitik, en basit anlamıyla coğrafyanın siyasete etkisi olarak tanımlana- bilir. Siyasetin kendisi kadar eski bir olgu olsa da 19. ve 20. yüzyıllarda po- pülerleşen jeopolitik çalışmalara olan ilgi iniş çıkışlı bir seyir izlemiştir. 21. yüzyılın belirsiz, istikrarsız ve öngörülemez dünya siyasetinde ise jeopoliti- ğin keskin dönüşüne şahit olunmaktadır. Dünya siyasi haritası yeniden şekillenmektedir. Bu bağlamda kimlik mer- kezli kriz ve çatışmalar üzerinden yeni bir uluslararası sistem inşası olanca hızıyla devam etmektedir. Bu yeni uluslararası sistemde vekalet savaşları, hibrit savaşlar, nükleer silahlar ve Üçüncü Dünya Savaşı söylemleri çok daha sık kullanılmaktadır. Uluslararası sistemin yeniden inşasında yaşanan güç mücadelesi, dünyayı yeni bir küresel dizayn ve jeopolitik yapılanmayla karşı karşıya bırakmıştır. Dünya düzeninin bu akışkanlığı ve bağlantısallığı coğrafyanın anlamını dö- nüştürmekte ve jeopolitik kavramını yeniden ele almayı gerektirmektedir. Tek kutupluluktan çok kutupluluğa doğru sonu belirsiz bir evrim olarak ken- disini gösteren bu güç mücadelesinde "Asya Pasifik Jeopolitiği" giderek önem kazanmaktadır. Dünya siyasetinde etkisi her geçen gün daha fazla hissedilen kriz alanlarına bakıldığında güç mücadelesinin ana ekseninin Asya Pasifik'e doğru kaymaya başladığı anlaşılmaktadır. Amerikan hegemonyasının göreli olarak zayıflaması ve Asya'nın yükselişi uluslararası sistemin istikrarı açısından riskler yaratmaktadır. Dolayısıyla küresel jeopolitik, mimari belirsizlikler ve risklerle tanımlanabilecek bir gö- rünüm kazanmaktadır. Türkiye'de ise 2021 yılında "Yeniden Asya Girişimi" ilan edilmiştir. Hızla de- ğişen küresel jeopolitiğe ayak uydurmayı başaran Türkiye, bu noktadan iti- baren özellikle akademide Asya ve Pasifik odaklı çalışmalara ağırlık ver- mektedir. Bu düşünceden hareketle hazırladığımız bu eserle birlikte; deği- şen ve dönüşen küresel jeopolitikte Asya Pasifik'in konumunu daha iyi an- lamlandırabilmeyi, Türkiye'nin Yeniden Asya Girişimi politikalarına ve çok kutuplu dünyada yerini alabilmesine katkıda bulunabilmeyi ümit ediyoruz.
    Jeopolitik, en basit anlamıyla coğrafyanın siyasete etkisi olarak tanımlana- bilir. Siyasetin kendisi kadar eski bir olgu olsa da 19. ve 20. yüzyıllarda po- pülerleşen jeopolitik çalışmalara olan ilgi iniş çıkışlı bir seyir izlemiştir. 21. yüzyılın belirsiz, istikrarsız ve öngörülemez dünya siyasetinde ise jeopoliti- ğin keskin dönüşüne şahit olunmaktadır. Dünya siyasi haritası yeniden şekillenmektedir. Bu bağlamda kimlik mer- kezli kriz ve çatışmalar üzerinden yeni bir uluslararası sistem inşası olanca hızıyla devam etmektedir. Bu yeni uluslararası sistemde vekalet savaşları, hibrit savaşlar, nükleer silahlar ve Üçüncü Dünya Savaşı söylemleri çok daha sık kullanılmaktadır. Uluslararası sistemin yeniden inşasında yaşanan güç mücadelesi, dünyayı yeni bir küresel dizayn ve jeopolitik yapılanmayla karşı karşıya bırakmıştır. Dünya düzeninin bu akışkanlığı ve bağlantısallığı coğrafyanın anlamını dö- nüştürmekte ve jeopolitik kavramını yeniden ele almayı gerektirmektedir. Tek kutupluluktan çok kutupluluğa doğru sonu belirsiz bir evrim olarak ken- disini gösteren bu güç mücadelesinde "Asya Pasifik Jeopolitiği" giderek önem kazanmaktadır. Dünya siyasetinde etkisi her geçen gün daha fazla hissedilen kriz alanlarına bakıldığında güç mücadelesinin ana ekseninin Asya Pasifik'e doğru kaymaya başladığı anlaşılmaktadır. Amerikan hegemonyasının göreli olarak zayıflaması ve Asya'nın yükselişi uluslararası sistemin istikrarı açısından riskler yaratmaktadır. Dolayısıyla küresel jeopolitik, mimari belirsizlikler ve risklerle tanımlanabilecek bir gö- rünüm kazanmaktadır. Türkiye'de ise 2021 yılında "Yeniden Asya Girişimi" ilan edilmiştir. Hızla de- ğişen küresel jeopolitiğe ayak uydurmayı başaran Türkiye, bu noktadan iti- baren özellikle akademide Asya ve Pasifik odaklı çalışmalara ağırlık ver- mektedir. Bu düşünceden hareketle hazırladığımız bu eserle birlikte; deği- şen ve dönüşen küresel jeopolitikte Asya Pasifik'in konumunu daha iyi an- lamlandırabilmeyi, Türkiye'nin Yeniden Asya Girişimi politikalarına ve çok kutuplu dünyada yerini alabilmesine katkıda bulunabilmeyi ümit ediyoruz.
    >