palme kitabevi, akademik kitap, hazırlık kitapları, eğitim yayınları, üniversite kitapları, sınav hazırlık, ders kitapları, akademik kaynak
 
Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Azrail’i Öldüren Sıradan Bir Adamın Öyküsü

    Yayınevi : Elpis Yayınları
    Yazar : Egealp Çınar
    ISBN :9786256285309
    Sayfa Sayısı :152
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.50 x 19.50
    Basım Yılı :2024
    149,00 ₺
    104,30 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    O hep ama hep sıradan kalmalıydı. Sadece o değildi en azından; bu saatin her bir parçasını üreten fabrikadaki işçi, parçaları kontrol eden uzman, parçaların gerekli yerlere ulaşmasını sağlayan tır şoförü, parçaları birleştiren ve saati bitiren usta, saatin gerekli yerlere ulaşmasını sağlayan diğer tır şoförü, saati satan dükkan sahibi satıcı, saati yetişkin oğlu utandığı için onun yerine kendisi alan anne, annesini beklerden dışarıdaki kaldırımın üzerindeki karıncaları sayan yetişkin adam, onu görüp kendi oğluna “bir gün sen de böyle olacaksın evladım” diyen baba, babasının dediği her şeye harfiyen uyan çocuk, çocuğun kafa sallamasını izleyen ve her gün balkonda oturup etrafa bakan dul teyze, dul teyzenin tombul kedisi, tombul kedinin yakalamayı bir türlü beceremediği kuşlar, kuşların pislediği cadde, caddede yürüyen insanlar ve o insanlardan biri olan saat parçası fabrikasındaki işçi gibi herkes, her şey ve her olay sıradan olacaktı, sıradan olmalıydı, sıradan kalacaktı ve sıradandı. Her zaman her şey böyle olmuştu ve, ya da çünkü, böyle olmalıydı. Sıradan ve iz bırakmadan yaşanmalıydı.
    O hep ama hep sıradan kalmalıydı. Sadece o değildi en azından; bu saatin her bir parçasını üreten fabrikadaki işçi, parçaları kontrol eden uzman, parçaların gerekli yerlere ulaşmasını sağlayan tır şoförü, parçaları birleştiren ve saati bitiren usta, saatin gerekli yerlere ulaşmasını sağlayan diğer tır şoförü, saati satan dükkan sahibi satıcı, saati yetişkin oğlu utandığı için onun yerine kendisi alan anne, annesini beklerden dışarıdaki kaldırımın üzerindeki karıncaları sayan yetişkin adam, onu görüp kendi oğluna “bir gün sen de böyle olacaksın evladım” diyen baba, babasının dediği her şeye harfiyen uyan çocuk, çocuğun kafa sallamasını izleyen ve her gün balkonda oturup etrafa bakan dul teyze, dul teyzenin tombul kedisi, tombul kedinin yakalamayı bir türlü beceremediği kuşlar, kuşların pislediği cadde, caddede yürüyen insanlar ve o insanlardan biri olan saat parçası fabrikasındaki işçi gibi herkes, her şey ve her olay sıradan olacaktı, sıradan olmalıydı, sıradan kalacaktı ve sıradandı. Her zaman her şey böyle olmuştu ve, ya da çünkü, böyle olmalıydı. Sıradan ve iz bırakmadan yaşanmalıydı.
    >