Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Bilinç Tene Kuşanınca

    Yayınevi : Everest Yayınları
    Yazar : Susan Sontag
    ISBN :9786051855974
    Sayfa Sayısı :542
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13,50 x 19,50
    Basım Yılı :2021
    390,00 ₺
    312,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Bilinç Tene Kuşanınca, yazarlığı ve insan hakları için verdiği mücadeleyle bellekte duran Susan Sontag’ın 1964-80 yılları arasında, otuzlu-kırklı yaşları boyunca tuttuğu günlükleri içeriyor. Sontag’ın ölümünden sonra bu metinleri yayına hazırlayan oğlu David Reiff “Bu cildin –özellikle annemin eğitimi, olgunluğa erişmesi anlamında, siyasal bir bildungsroman olduğunu da söylemek mümkün,” diyor ve devam ediyor: “Bir anlamda, annemin hayatını eksik bir şekilde anlatıyor günlükleri; çünkü günlüklerine mutsuzken yazma eğilimindeydi, ne kadar mutsuzsa o kadar sık yazardı. Mutluyken günlüğünü eline almazdı pek. Dolayısıyla, günlükteki ölçülerle gerçek hayattaki ölçüler birbirini tutmasa bile, bana kalırsa aşktaki mutsuzluğu da yazmaktan aldığı derin tatmin duygusu gibi karakterinin bir parçasıydı.” Susan Sontag ise “Hayatım boyunca mucizelere inandım,” diyor. “Sonunda, bir mucize yaratmaya karar verdim. Başarısız oldum. Ölmek istedim. Ama başarısız olmak istemiyorum, dedim. Hayatta kalanlardan biri olmak istiyorum.” Bilinç Tene Kuşanınca, Susan Sontag’ın ani kararların, kırılmaların ve keskin dönemeçlerin temsil ettiği hayatının bir dökümü. (Tanıtım Bülteninden)
    Bilinç Tene Kuşanınca, yazarlığı ve insan hakları için verdiği mücadeleyle bellekte duran Susan Sontag’ın 1964-80 yılları arasında, otuzlu-kırklı yaşları boyunca tuttuğu günlükleri içeriyor. Sontag’ın ölümünden sonra bu metinleri yayına hazırlayan oğlu David Reiff “Bu cildin –özellikle annemin eğitimi, olgunluğa erişmesi anlamında, siyasal bir bildungsroman olduğunu da söylemek mümkün,” diyor ve devam ediyor: “Bir anlamda, annemin hayatını eksik bir şekilde anlatıyor günlükleri; çünkü günlüklerine mutsuzken yazma eğilimindeydi, ne kadar mutsuzsa o kadar sık yazardı. Mutluyken günlüğünü eline almazdı pek. Dolayısıyla, günlükteki ölçülerle gerçek hayattaki ölçüler birbirini tutmasa bile, bana kalırsa aşktaki mutsuzluğu da yazmaktan aldığı derin tatmin duygusu gibi karakterinin bir parçasıydı.” Susan Sontag ise “Hayatım boyunca mucizelere inandım,” diyor. “Sonunda, bir mucize yaratmaya karar verdim. Başarısız oldum. Ölmek istedim. Ama başarısız olmak istemiyorum, dedim. Hayatta kalanlardan biri olmak istiyorum.” Bilinç Tene Kuşanınca, Susan Sontag’ın ani kararların, kırılmaların ve keskin dönemeçlerin temsil ettiği hayatının bir dökümü. (Tanıtım Bülteninden)
    >