Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Bir Yazınsal Göstergebilim Okuması: Kuyucaklı Yusuf

    ISBN :9786059594486
    Sayfa Sayısı :286
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16.00 x 24.00
    Basım Yılı :2018
    500,00 ₺
    450,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Fransız romancı Stendhal "roman yol boyunca gezdirilen bir aynadır" der. Sabahattin Ali de 1903-1914 yılları arasında Edremit sokaklarına, evlere, çarşılara, bahçelere, köşklere, devlet dairelerine bir ayna tutar. Aynadan bize kadar yansıyanlar ilginç şeylerdir. Biz de bu aynadaki yansıyan ve gözümüze ilişenleri okuyup anlamlandırmaya çalıştık. Tamam, Yusuf'a "oku, bir meslek sahibi ol. İleride Muazzez'le evlendiğinde ona bakman için para kazanman gerekir" diyemedik. Ya da Şahinde hanıma "Emma Bovary başaramadı, sen mi başaracaksın! Boş ver Bovarizm'i, hem şark tipi Bovarizm'i de pek beceremiyorsun. Onun yerine kızına ve damadına annelik et ve huzurlu bir biçimde yaşayın" da diyemedik. Ama Yusuf'un, Şahinde hanımın ya da Şakir'in görülenden öteye görülmeyen amaçlarını da ortaya koyduk. Şakir ile Yusuf arasındaki karşıtlığın yanına, Yusuf ile Hacı Etem ya da Şakir ile Ali ilişkisindeki çelişikliği de gösterdik ve açıkladık. Yazınsal göstergebilim ışığında Kuyucaklı Yusuf'a şöyle bir dokunmak istedik. Yusuf'un köylere gitmesine, at üstünde günlerce evinden uzakta kalmasına engel olamadık, ama onu bir anlatı kişisi, bir eyleyen olarak yaptıklarını ve yapmak istediklerini bir bütünlük içinde ele aldık. Onun anlatı izlencesindeki göndereninin kim olduğunu ve amacını öğrendik. Vardığımız sonuçlar okuyucuyu da doyuma ulaştıracak türden oldu.
    Fransız romancı Stendhal "roman yol boyunca gezdirilen bir aynadır" der. Sabahattin Ali de 1903-1914 yılları arasında Edremit sokaklarına, evlere, çarşılara, bahçelere, köşklere, devlet dairelerine bir ayna tutar. Aynadan bize kadar yansıyanlar ilginç şeylerdir. Biz de bu aynadaki yansıyan ve gözümüze ilişenleri okuyup anlamlandırmaya çalıştık. Tamam, Yusuf'a "oku, bir meslek sahibi ol. İleride Muazzez'le evlendiğinde ona bakman için para kazanman gerekir" diyemedik. Ya da Şahinde hanıma "Emma Bovary başaramadı, sen mi başaracaksın! Boş ver Bovarizm'i, hem şark tipi Bovarizm'i de pek beceremiyorsun. Onun yerine kızına ve damadına annelik et ve huzurlu bir biçimde yaşayın" da diyemedik. Ama Yusuf'un, Şahinde hanımın ya da Şakir'in görülenden öteye görülmeyen amaçlarını da ortaya koyduk. Şakir ile Yusuf arasındaki karşıtlığın yanına, Yusuf ile Hacı Etem ya da Şakir ile Ali ilişkisindeki çelişikliği de gösterdik ve açıkladık. Yazınsal göstergebilim ışığında Kuyucaklı Yusuf'a şöyle bir dokunmak istedik. Yusuf'un köylere gitmesine, at üstünde günlerce evinden uzakta kalmasına engel olamadık, ama onu bir anlatı kişisi, bir eyleyen olarak yaptıklarını ve yapmak istediklerini bir bütünlük içinde ele aldık. Onun anlatı izlencesindeki göndereninin kim olduğunu ve amacını öğrendik. Vardığımız sonuçlar okuyucuyu da doyuma ulaştıracak türden oldu.
    >