Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Decebalus

    Yayınevi : Dorlion Yayınları
    Yazar : Semiha Aydemir
    ISBN :9786052493274
    Sayfa Sayısı :424
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21
    Basım Yılı :2019
    263,00 ₺
    184,10 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    ...“Evet, şimdi sakince biraz bekleyelim” diye mırıldanan Ferit, bu işte yalnız olduğu ve arkadaşlarından ayrı düştüğü için kalbi biraz buruktu. Ama yine de onlara hak vermiyor değildi. Öyle ki doğabilecek tehlikenin kendisi de son derece farkındaydı. O yüzden de onlara kızamıyordu ama hayıflanmayı da bırakmıyordu.

    “Hah!” dedi yeni bir homurtuyla ve devam etti;

    “Yine de ikisi de ödlek tavuk! Ona kalsa benim korkup tırsmam lazım, kaldı ki çocukluğum cezaevi ziyaretlerinde geçti.”...

    ...Ferit böyle derin düşüncelere dalmışken aniden bir ses duyunca birden irkildi. Uzattığı ayaklarını karnına doğru çekti ve vücudunu iyice küçülterek kürsünün arkasına doğru fark edilmemeyi umarak iyice sindi. İstemediği halde vücudu titriyor, kalbi küt küt çarpıyordu. Ayak sesleri artık iyice yakına gelmişti ki...

    ... “Beni tuttukları yerin adı neydi biliyor musunuz?”

    “Neydi!” yine ikili aynı anda sormuştu.

    “Decebalus'tu.”

    Duydukları isim hem Barış'ın hemde Ferit'in gözlerini kocaman yapmaya yetmişti.

    “Hani Elif’le Haydut kılıklının...” dedi Ferit, devamını getirememişti.

    “Ya evet, Elif’le Haydut kılıklının birlikte gitmek için randevulaştığı yer...”...

    Kendi yorumunuzu yazın
    • Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
    • Kötü
    • Mükemmel

    ...“Evet, şimdi sakince biraz bekleyelim” diye mırıldanan Ferit, bu işte yalnız olduğu ve arkadaşlarından ayrı düştüğü için kalbi biraz buruktu. Ama yine de onlara hak vermiyor değildi. Öyle ki doğabilecek tehlikenin kendisi de son derece farkındaydı. O yüzden de onlara kızamıyordu ama hayıflanmayı da bırakmıyordu.

    “Hah!” dedi yeni bir homurtuyla ve devam etti;

    “Yine de ikisi de ödlek tavuk! Ona kalsa benim korkup tırsmam lazım, kaldı ki çocukluğum cezaevi ziyaretlerinde geçti.”...

    ...Ferit böyle derin düşüncelere dalmışken aniden bir ses duyunca birden irkildi. Uzattığı ayaklarını karnına doğru çekti ve vücudunu iyice küçülterek kürsünün arkasına doğru fark edilmemeyi umarak iyice sindi. İstemediği halde vücudu titriyor, kalbi küt küt çarpıyordu. Ayak sesleri artık iyice yakına gelmişti ki...

    ... “Beni tuttukları yerin adı neydi biliyor musunuz?”

    “Neydi!” yine ikili aynı anda sormuştu.

    “Decebalus'tu.”

    Duydukları isim hem Barış'ın hemde Ferit'in gözlerini kocaman yapmaya yetmişti.

    “Hani Elif’le Haydut kılıklının...” dedi Ferit, devamını getirememişti.

    “Ya evet, Elif’le Haydut kılıklının birlikte gitmek için randevulaştığı yer...”...

    >