Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Eğlencesiz Eğlence

    Yayınevi : İletişim Yayınevi
    Yazar : Mehmet Kendirci
    ISBN :9789750534140
    Sayfa Sayısı :327
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.00 x 19.50
    Basım Yılı :2025
    495,00 ₺
    420,75 ₺
    Erken Cumhuriyet Türkiyesi'nde Eğlence ve Siyasal iktidar
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    “Benimsediği yol(lar) ve uyguladığı yöntem(ler) ne olursa olsun Cumhuriyet eğlenceyi, eğlenceden ‘yalıtmıştır.’ Neredeyse eğlencesiz eğlence, Erken Cumhuriyet Dönemi eğlence hayatının gayri resmî şiarıdır. (...) Cumhuriyet, tüm söylemleriyle ve bunların şekillendirdiği anlatılarıyla, Mustafa Kemal Atatürk ve bayrak gibi her yerde ve her zaman görülebilecek sembolleriyle, eğlencenin disipline edilerek düzenlenmesi zorunlu ve ciddi bir toplumsal edim olduğu kabulünü egemen kılmayı başarmış görünmektedir.” Mehmet Kendirci, Eğlencesiz Eğlence’de erken cumhuriyet döneminin eğlence politikasını analiz ediyor. Sefahat içinde yozlaşmış, Bizans kalıntısı olarak görülen İstanbul’a karşı, temiz ruhlu ve yozlaşmamış “Türk” sayılan Anadolu’yu (ve Ankara’yı) yücelten bir anlayış var bu politikanın arkasında. Eğlence hayatını, kurulmakta olan “yeni Türkiye”ye uygun ve “modern” bir şekilde “disiplinli ve düzenli” kılma arayışı var Eğlencesiz Eğlence, özellikle dönemin edebiyatından yararlanarak, eğlencenin nasıl kamusallaştırıldığını ve ritüelleştirildiğini inceliyor. İçki siyasetine, balolara, tiyatrolara, konserlere, müsamerelere, halk oyunlarına bakıyor. Taşrada eğlenceyi “kurumlaştırma” çabalarına ve buna eşlik eden sorunlara göz atıyor. “Türkiye’nin ruhunu” anlamak için ufuk açıcı bir çalışma.
    “Benimsediği yol(lar) ve uyguladığı yöntem(ler) ne olursa olsun Cumhuriyet eğlenceyi, eğlenceden ‘yalıtmıştır.’ Neredeyse eğlencesiz eğlence, Erken Cumhuriyet Dönemi eğlence hayatının gayri resmî şiarıdır. (...) Cumhuriyet, tüm söylemleriyle ve bunların şekillendirdiği anlatılarıyla, Mustafa Kemal Atatürk ve bayrak gibi her yerde ve her zaman görülebilecek sembolleriyle, eğlencenin disipline edilerek düzenlenmesi zorunlu ve ciddi bir toplumsal edim olduğu kabulünü egemen kılmayı başarmış görünmektedir.” Mehmet Kendirci, Eğlencesiz Eğlence’de erken cumhuriyet döneminin eğlence politikasını analiz ediyor. Sefahat içinde yozlaşmış, Bizans kalıntısı olarak görülen İstanbul’a karşı, temiz ruhlu ve yozlaşmamış “Türk” sayılan Anadolu’yu (ve Ankara’yı) yücelten bir anlayış var bu politikanın arkasında. Eğlence hayatını, kurulmakta olan “yeni Türkiye”ye uygun ve “modern” bir şekilde “disiplinli ve düzenli” kılma arayışı var Eğlencesiz Eğlence, özellikle dönemin edebiyatından yararlanarak, eğlencenin nasıl kamusallaştırıldığını ve ritüelleştirildiğini inceliyor. İçki siyasetine, balolara, tiyatrolara, konserlere, müsamerelere, halk oyunlarına bakıyor. Taşrada eğlenceyi “kurumlaştırma” çabalarına ve buna eşlik eden sorunlara göz atıyor. “Türkiye’nin ruhunu” anlamak için ufuk açıcı bir çalışma.
    >