Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Fecir - Tan Yeri 2

    Yayınevi : Portakal Kitap
    Yazar : Merve Özcan
    ISBN :9789752468641
    Sayfa Sayısı :414
    Baskı Sayısı :2
    Ebatlar :13.5x21
    Basım Yılı :2019
    375,00 ₺
    300,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Haramdan Sakın serisiyle yüz binlerce okurun dünyasına giren Merve Özcan, Tan Yeri serisinin ikinci kitabı Fecir ile tekrar okurlarıyla! Merve Özcan'ın çizdiği poster ise hediyesi...

    Ateşoyuk halkı alevlerin gölgesinde, artık savaşın çığlıklarını dinliyor. Kızıl gök ve kara kışın ortasında kalan tüm sırlar, çorap söküğü gibi birer birer çözülmeye başlıyor. Sınanan bir aşk, kaybedilen güven ve kapıda bekleyen kayıpların hikâyesi bir kez daha yazılıyor... Bir orman yandı. Adamla haykırdı, kadınla sustu, dalları arasında şafağın doğumunu sancıladı. Kadın adamı vurmuş ama kendi kanını akıtmıştı. Adam kadının zihnindeki çatlaklara sızmak için her anı kolladı. Bastığı toprak alevlerle yarılırken ikisi de iki uçtan birbirine baktı, çünkü başlayan savaşın ilk narası ikisi arasında atışmıştı. Ne adam kadını bıraktı ne de alevler bir an olsun durup soluklandı. Buradayım Arsıl Alaz ya da... Ya da değilim, çünkü artık kendime bile güvenim yok. Zihnimin bana ihaneti öyle sıradanlaştı ki, hatıralarımı sıkı sıkı tuttuğum anlarda bile avuçlarımın bomboş kaldığını görebiliyorum.

    Kendi yorumunuzu yazın
    • Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
    • Kötü
    • Mükemmel

    Haramdan Sakın serisiyle yüz binlerce okurun dünyasına giren Merve Özcan, Tan Yeri serisinin ikinci kitabı Fecir ile tekrar okurlarıyla! Merve Özcan'ın çizdiği poster ise hediyesi...

    Ateşoyuk halkı alevlerin gölgesinde, artık savaşın çığlıklarını dinliyor. Kızıl gök ve kara kışın ortasında kalan tüm sırlar, çorap söküğü gibi birer birer çözülmeye başlıyor. Sınanan bir aşk, kaybedilen güven ve kapıda bekleyen kayıpların hikâyesi bir kez daha yazılıyor... Bir orman yandı. Adamla haykırdı, kadınla sustu, dalları arasında şafağın doğumunu sancıladı. Kadın adamı vurmuş ama kendi kanını akıtmıştı. Adam kadının zihnindeki çatlaklara sızmak için her anı kolladı. Bastığı toprak alevlerle yarılırken ikisi de iki uçtan birbirine baktı, çünkü başlayan savaşın ilk narası ikisi arasında atışmıştı. Ne adam kadını bıraktı ne de alevler bir an olsun durup soluklandı. Buradayım Arsıl Alaz ya da... Ya da değilim, çünkü artık kendime bile güvenim yok. Zihnimin bana ihaneti öyle sıradanlaştı ki, hatıralarımı sıkı sıkı tuttuğum anlarda bile avuçlarımın bomboş kaldığını görebiliyorum.

    >