Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    FİP Kedilerde İnfeksiyöz Peritonitis’e Güncel Yaklaşımlar

    Yazar : Komisyon
    ISBN :9786256340879
    Sayfa Sayısı :164
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16.00 x 24.00
    Basım Yılı :2025
    390,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Kedilerin enfeksiyöz peritonitis’i (FİP),günümüzde kedilerin en önemli bulaşıcı hastalıklardan ve ölüm nedenlerinden biridir. Hastalığa kedi koronavirusu (FCoV) neden olmaktadır. Özellikle 2 yaşından küçük, barınak ve kalabalık evlerdeki genç kediler bu hastalığa karşı savunmasızdırlar. Kesin teşhisindeki zorluklar, spesifik olmayan klinik belirtilerden, pratikte rutin olarak kullanılan testlerin düşük duyarlılık ve özgüllüğe sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca, yaygın viral genom mutasyonlarının varsayılan rolü ile ilgili belirsizliklerde devam etmektedir. Dolayısıyla herhangi bir örnekteki RT-PCR’nin özgüllüğü mutlak olamayacağından, ideal bir tanı testi hala mevcut değildir. Üstelik hastalığın hali hazırda etkinliği kanıtlanmış bir aşısı da bulunmamaktadır. Henüz onaylanmış bir tedavi bulunmadığından, FİP’e yönelik en etkili ve en uygun tedaviyi bulma çabaları devam etmektedir. FİP tedavisindeki zorluklardan birisi de bileşiklerin çoğunun virüsü önleyici dozlarının toksik veya ciddi yan etkilere sahip olabilmesidir. Antiviral moleküllerin genel olarak daha düşük dozlarla kombinasyonu umut vaat edici sonuçlar vermektedir. Bu nedenlerle FİP hastalığı kedilerde halen gizemi korumakta olup, ilgili güncel çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.

    Kedilerin enfeksiyöz peritonitis’i (FİP),günümüzde kedilerin en önemli bulaşıcı hastalıklardan ve ölüm nedenlerinden biridir. Hastalığa kedi koronavirusu (FCoV) neden olmaktadır. Özellikle 2 yaşından küçük, barınak ve kalabalık evlerdeki genç kediler bu hastalığa karşı savunmasızdırlar. Kesin teşhisindeki zorluklar, spesifik olmayan klinik belirtilerden, pratikte rutin olarak kullanılan testlerin düşük duyarlılık ve özgüllüğe sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca, yaygın viral genom mutasyonlarının varsayılan rolü ile ilgili belirsizliklerde devam etmektedir. Dolayısıyla herhangi bir örnekteki RT-PCR’nin özgüllüğü mutlak olamayacağından, ideal bir tanı testi hala mevcut değildir. Üstelik hastalığın hali hazırda etkinliği kanıtlanmış bir aşısı da bulunmamaktadır. Henüz onaylanmış bir tedavi bulunmadığından, FİP’e yönelik en etkili ve en uygun tedaviyi bulma çabaları devam etmektedir. FİP tedavisindeki zorluklardan birisi de bileşiklerin çoğunun virüsü önleyici dozlarının toksik veya ciddi yan etkilere sahip olabilmesidir. Antiviral moleküllerin genel olarak daha düşük dozlarla kombinasyonu umut vaat edici sonuçlar vermektedir. Bu nedenlerle FİP hastalığı kedilerde halen gizemi korumakta olup, ilgili güncel çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.

    >