Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Genç Osman ve 1. Mustafa

    Yayınevi : Parola Yayınları
    Yazar : Şaban Çibir
    ISBN :9786059121613
    Sayfa Sayısı :112
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21
    Basım Yılı :2017
    180,00 ₺
    144,00 ₺
    İkinci Fatih

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Mehmet Paşa'nın komuta ettiği ve İran'a karşı düzenlenen bir seferde, ordu komuta heyeti kışlak çadırında toplanmış taarruz planlarını gözden geçirirlerken, birliklerin iaşesi ve taşıma işleri için getirilmiş öküzlerden biri çadırın aralığından kafasını uzatıp gözlerini Öküz Mehmet Paşa'ya dikmiş. Çevresindekiler gülmemek için kendilerini zor tutmuşlar, biraz tebessüm ederlerken, öküz gitmiş. Ancak bir süre sonra tekrar gelip, başını yine içeri uzatmış ve yine uzun uzun Öküz Mehmet Paşa'yı süzmüş. Bu sefer çevresindekiler artık kendilerini tutamayıp kahkahaları basmışlar. Herkes gülmekten kırılırken, bir dayanamayıp, edep sınırlarını aşarak; biraz da Paşanın hoşgörüsüne sığınarak;

    -Paşam, demiş; öküz galiba sizi tanıdı. Size bir şeyler diyor ama bizler anlamıyoruz. Acaba…

    Mehmet Paşa durumu anlar, bozuntuya vermeden, biraz da tebessüm ederek;

    -Bu hayvan bana ne diyor biliyor musunuz? diye sormuş.

    Çevredekiler bu yumuşak sesten biraz daha cesaret alarak;

    -Paşam, dediler. Onun dilinden siz anlıyorsunuz. Hadi ne söylediğini bize de söyleyin ki bizler de anlayalım.

    Mehmet Paşa baktı ki bu haylazların yola gelecekleri yok; yapıştırdı cevabı;

    -Bu öküz bana diyor ki; hadi senin kim olduğunu anladım da, bu yanındaki eşekler neyin nesi? Diye soruyor.

    Başlar bir anda yere düştü, ortalık buz kesti. Herkes cevabını almıştı almasına da “Öküz” lakabı ise o günden sonra dilden, dile söylenir, gelir oldu…

    Kendi yorumunuzu yazın
    • Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
    • Kötü
    • Mükemmel

    Mehmet Paşa'nın komuta ettiği ve İran'a karşı düzenlenen bir seferde, ordu komuta heyeti kışlak çadırında toplanmış taarruz planlarını gözden geçirirlerken, birliklerin iaşesi ve taşıma işleri için getirilmiş öküzlerden biri çadırın aralığından kafasını uzatıp gözlerini Öküz Mehmet Paşa'ya dikmiş. Çevresindekiler gülmemek için kendilerini zor tutmuşlar, biraz tebessüm ederlerken, öküz gitmiş. Ancak bir süre sonra tekrar gelip, başını yine içeri uzatmış ve yine uzun uzun Öküz Mehmet Paşa'yı süzmüş. Bu sefer çevresindekiler artık kendilerini tutamayıp kahkahaları basmışlar. Herkes gülmekten kırılırken, bir dayanamayıp, edep sınırlarını aşarak; biraz da Paşanın hoşgörüsüne sığınarak;

    -Paşam, demiş; öküz galiba sizi tanıdı. Size bir şeyler diyor ama bizler anlamıyoruz. Acaba…

    Mehmet Paşa durumu anlar, bozuntuya vermeden, biraz da tebessüm ederek;

    -Bu hayvan bana ne diyor biliyor musunuz? diye sormuş.

    Çevredekiler bu yumuşak sesten biraz daha cesaret alarak;

    -Paşam, dediler. Onun dilinden siz anlıyorsunuz. Hadi ne söylediğini bize de söyleyin ki bizler de anlayalım.

    Mehmet Paşa baktı ki bu haylazların yola gelecekleri yok; yapıştırdı cevabı;

    -Bu öküz bana diyor ki; hadi senin kim olduğunu anladım da, bu yanındaki eşekler neyin nesi? Diye soruyor.

    Başlar bir anda yere düştü, ortalık buz kesti. Herkes cevabını almıştı almasına da “Öküz” lakabı ise o günden sonra dilden, dile söylenir, gelir oldu…

    >