Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Kalenderiye

    Yayınevi : Everest Yayınları
    Yazar : Gürsel Korat
    ISBN :9786253691097
    Sayfa Sayısı :224
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.50 x 19.50
    Basım Yılı :2024
    235,00 ₺
    199,75 ₺
    Kapadokya Dörtlüsü 3
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Kalenderiye 1324 yılında bir İtalyan manastırında yaşayan “ermiş” Mazzone ile açılır. Vaktiyle Anadolu’yu dolaşmış Venedikli bir tüccar olan Mazzone, o tarihlerde kullanılmayan Latin harfleriyle Türkçe bir itirafname yazmıştır. Aşkın, çaresizliğin, isyanlarla katliamların coğrafyası Calenderia, takvime uygun olarak yaşayanların ülkesidir. Calenderia, varlıkla yokluğu ve zamanı tartışan dervişler diyarıdır. Gürsel Korat, Zaman Yeli’yle başlattığı eşsiz bakış açısını Kapadokya Dörtlüsü’nün üçüncü kitabında da sürdürüyor ve okuru başka bir oyuna sürüklüyor: Kalenderiye Türkçede kullandığımız 29 harften fazlasıyla yazılmış ilk roman olduğundan, ô, û, ñ gibi Türkçe sesleri farklı ifade ederek yeni bir anlatı ortaya koyuyor. 2009 Notre Dame de Sion ödülünü kazanan Kalenderiye’de anla- tıcı hem göze hem kulağa hitap ediyor. Yusuf Pîr, “Gidek!” didi ve atıñ üstüne sıçıradı. Sertahrir’iñ at binmesine yardım itdim. Pîrimiñ atı orta boyluyudu, “lıkkadak lıkkadak” koşuyor, Sertahrir’iñ eşkin atı da üstünde taşıdığı azametli kelleniñ kadrini bilir gimi “şangılıtıstıs” iderek bek dâğişik bir yörüyüşünen gidiyorudu.
    Kalenderiye 1324 yılında bir İtalyan manastırında yaşayan “ermiş” Mazzone ile açılır. Vaktiyle Anadolu’yu dolaşmış Venedikli bir tüccar olan Mazzone, o tarihlerde kullanılmayan Latin harfleriyle Türkçe bir itirafname yazmıştır. Aşkın, çaresizliğin, isyanlarla katliamların coğrafyası Calenderia, takvime uygun olarak yaşayanların ülkesidir. Calenderia, varlıkla yokluğu ve zamanı tartışan dervişler diyarıdır. Gürsel Korat, Zaman Yeli’yle başlattığı eşsiz bakış açısını Kapadokya Dörtlüsü’nün üçüncü kitabında da sürdürüyor ve okuru başka bir oyuna sürüklüyor: Kalenderiye Türkçede kullandığımız 29 harften fazlasıyla yazılmış ilk roman olduğundan, ô, û, ñ gibi Türkçe sesleri farklı ifade ederek yeni bir anlatı ortaya koyuyor. 2009 Notre Dame de Sion ödülünü kazanan Kalenderiye’de anla- tıcı hem göze hem kulağa hitap ediyor. Yusuf Pîr, “Gidek!” didi ve atıñ üstüne sıçıradı. Sertahrir’iñ at binmesine yardım itdim. Pîrimiñ atı orta boyluyudu, “lıkkadak lıkkadak” koşuyor, Sertahrir’iñ eşkin atı da üstünde taşıdığı azametli kelleniñ kadrini bilir gimi “şangılıtıstıs” iderek bek dâğişik bir yörüyüşünen gidiyorudu.
    >