Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Max Weber’in Karşılaştırmalı-Tarihsel Sosyolojisi

    Yayınevi : Phoenix Yayınevi
    Yazar : Stephen Kalberg
    ISBN :9786059801645
    Sayfa Sayısı :408
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :19x27
    Basım Yılı :2017
    500,00 ₺
    400,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Karşılaştırmalı-tarihsel sosyoloji alanındaki aşikâr canlanmada Max Weber’in katkısının epeyce ihmal edildiği tespitinden hareketle Kahlberg, bu yapıtında, Weber’i ‘karşı konulamaz bürokratikleşme’, ‘evrensel rasyonelleşme’ ve gündelik hayatın rutini içerisinde karizmanın ‘devrimci gücünün’ dönüşümü gibi kapsamlı ve evrensel kavramlardan çok daha fazlasını üreten bir sosyal bilimci olarak resmediyor.

    Sadece kavramsal üretimin enginliğini değil ustalıklı araştırma stratejilerinin niteliğini de gözler önüne seren yazar, Weber’in empirik odaklı eserlerinin günümüzdeki karşılaştırmalı-tarihsel sosyologlara faydasını netleştirecek şekilde ele alınmasını hedefliyor. Lakin Weber külliyatının analitik potansiyeli, beşeri bilimlerin pek çok patikasına hitap edecek bir zenginlik içermekte. Dolayısıyla elinizdeki çalışma (Türkiye’de halen cılız bir zemin teşkil eden) tarihsel sosyoloji literatürüne önemli bir katkı niteliği taşımakta olup, Weber’in temel metinlerinin ana yönelimlerini sistematikleştirme ve yeniden inşa etmeye yönelik bir çaba arz ediyor.

    Kendi yorumunuzu yazın
    • Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
    • Kötü
    • Mükemmel

    Karşılaştırmalı-tarihsel sosyoloji alanındaki aşikâr canlanmada Max Weber’in katkısının epeyce ihmal edildiği tespitinden hareketle Kahlberg, bu yapıtında, Weber’i ‘karşı konulamaz bürokratikleşme’, ‘evrensel rasyonelleşme’ ve gündelik hayatın rutini içerisinde karizmanın ‘devrimci gücünün’ dönüşümü gibi kapsamlı ve evrensel kavramlardan çok daha fazlasını üreten bir sosyal bilimci olarak resmediyor.

    Sadece kavramsal üretimin enginliğini değil ustalıklı araştırma stratejilerinin niteliğini de gözler önüne seren yazar, Weber’in empirik odaklı eserlerinin günümüzdeki karşılaştırmalı-tarihsel sosyologlara faydasını netleştirecek şekilde ele alınmasını hedefliyor. Lakin Weber külliyatının analitik potansiyeli, beşeri bilimlerin pek çok patikasına hitap edecek bir zenginlik içermekte. Dolayısıyla elinizdeki çalışma (Türkiye’de halen cılız bir zemin teşkil eden) tarihsel sosyoloji literatürüne önemli bir katkı niteliği taşımakta olup, Weber’in temel metinlerinin ana yönelimlerini sistematikleştirme ve yeniden inşa etmeye yönelik bir çaba arz ediyor.

    >