Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Sabiha’nın Kız Kardeşleri

    Yayınevi : Metis Yayınları
    Yazar : Delal Yatçi
    ISBN :9786053163015
    Sayfa Sayısı :352
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13,00 x 19,50
    Basım Yılı :2024
    510,00 ₺
    459,00 ₺
    Türkiye Sinemasında Kadınlar, Deneyimler ve Toplumsal Cinsiyet
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Sabiha’nın Kız Kardeşleri’nin başlangıç izleği Türkiye sinemasında kadınlar arası deneyimlerin ne şekilde temsil edildiği. Yakın okuma için seçilmiş dört film, İki Genç Kız, Toz Bezi, Mavi Dalga ve Aşk, Büyü vs., kadınlar arası deneyimleri feminist bir perspektiften inşa ediyor ve doğrudan feminist biçimlere ya da kameranın feminizmle üretken bir hizaya gelmesine olanak tanıyorlar. Delal Yatçi’nin araştırması, tarihsellik arayışı içinde genişliyor ve kadın öznelliğinin temsil biçimlerini, kadınları merkeze taşıyan hikâyeleri ve buna işaret eden imgeleri/sesleri ya da “kadın yönetmen” meselesini, yani feminist sinemaya ilişkin pek çok tartışmayı Türkiye sineması üzerinden takip eden bir çerçeve kazanıyor. Böylelikle çalışma, feminist film teorisinin ana uğraklarına, kült metinlerine, bu metinler üzerine inşa edilen birikimlere, çatallanmalara, eleştirel görüşlere ve üretici çelişkilere de değinen bir kurguya kavuşuyor. Yeni feminist tahayyüllere, yeni feminist icatlara açılabilecek imkânlara işaret eden bir yol bu.

    Sabiha’nın Kız Kardeşleri’nin başlangıç izleği Türkiye sinemasında kadınlar arası deneyimlerin ne şekilde temsil edildiği. Yakın okuma için seçilmiş dört film, İki Genç Kız, Toz Bezi, Mavi Dalga ve Aşk, Büyü vs., kadınlar arası deneyimleri feminist bir perspektiften inşa ediyor ve doğrudan feminist biçimlere ya da kameranın feminizmle üretken bir hizaya gelmesine olanak tanıyorlar. Delal Yatçi’nin araştırması, tarihsellik arayışı içinde genişliyor ve kadın öznelliğinin temsil biçimlerini, kadınları merkeze taşıyan hikâyeleri ve buna işaret eden imgeleri/sesleri ya da “kadın yönetmen” meselesini, yani feminist sinemaya ilişkin pek çok tartışmayı Türkiye sineması üzerinden takip eden bir çerçeve kazanıyor. Böylelikle çalışma, feminist film teorisinin ana uğraklarına, kült metinlerine, bu metinler üzerine inşa edilen birikimlere, çatallanmalara, eleştirel görüşlere ve üretici çelişkilere de değinen bir kurguya kavuşuyor. Yeni feminist tahayyüllere, yeni feminist icatlara açılabilecek imkânlara işaret eden bir yol bu.

    >