Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Sosyolojik Açıdan Din ve Dini Gruplar

    Yayınevi : Akademisyen Kitabevi
    ISBN :9786052584248
    Sayfa Sayısı :168
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5 x 21
    Basım Yılı :2019
    250,00 ₺
    212,50 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Sosyolojik Açıdan Din ve Dini Gruplar

    Din, kutsal, aşkın, doğaüstü ve ilahi bir güce bağlanma ya da inanç meselesi olarak insan davranışlarında etkileşimi sağlayan fenomendir. Bir inanç meselesi olarak takdim edilen söz konusu olgu, ifade edilenden daha fazlasıdır. Özellikle tüm tarihsel ve toplumsal süreçlerde bir inanma eylemi ile tezahür eden kurumsal yapı, çeşitli ibadet, ayin, tören ve tapınmalarla varlığını sürdürmüştür. Hangi din olursa olsun kutsal olan ile olmayan arasında bir sınırın keskin bir şekilde çizildiği algı ve tutumlara işaret edilmektedir. O halde atfedilen kutsallıklar dinlerin sınırlarını belirleme açısından bir perspektif sunmaktadır. . . .

     

    Sosyoloji özellikle metodolojik ve epistemolojik bir kimliğe bürünmeye başladıkça sosyale ilişkin konular ile ilgili yeni bakış açıları geliştirmiş, din de bu gelişimden payını almıştır. Sorunların artık toplumsal olarak ele alması ile sosyal yapıya ait kurumlarla ilgilenen sosyologlar din gibi bir fenomenin gücü ve etkisi üzerinde yeni yorumlar getirmiştir.

    Kendi yorumunuzu yazın
    • Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
    • Kötü
    • Mükemmel

    Sosyolojik Açıdan Din ve Dini Gruplar

    Din, kutsal, aşkın, doğaüstü ve ilahi bir güce bağlanma ya da inanç meselesi olarak insan davranışlarında etkileşimi sağlayan fenomendir. Bir inanç meselesi olarak takdim edilen söz konusu olgu, ifade edilenden daha fazlasıdır. Özellikle tüm tarihsel ve toplumsal süreçlerde bir inanma eylemi ile tezahür eden kurumsal yapı, çeşitli ibadet, ayin, tören ve tapınmalarla varlığını sürdürmüştür. Hangi din olursa olsun kutsal olan ile olmayan arasında bir sınırın keskin bir şekilde çizildiği algı ve tutumlara işaret edilmektedir. O halde atfedilen kutsallıklar dinlerin sınırlarını belirleme açısından bir perspektif sunmaktadır. . . .

     

    Sosyoloji özellikle metodolojik ve epistemolojik bir kimliğe bürünmeye başladıkça sosyale ilişkin konular ile ilgili yeni bakış açıları geliştirmiş, din de bu gelişimden payını almıştır. Sorunların artık toplumsal olarak ele alması ile sosyal yapıya ait kurumlarla ilgilenen sosyologlar din gibi bir fenomenin gücü ve etkisi üzerinde yeni yorumlar getirmiştir.

    >