palme kitabevi, akademik kitap, hazırlık kitapları, eğitim yayınları, üniversite kitapları, sınav hazırlık, ders kitapları, akademik kaynak
 
Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Sosyolojiye Giriş Doğu Batı Yayınları

    Yazar : Hans Freyer
    ISBN :9786257030977
    Sayfa Sayısı :299
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13,50 X 21,00
    Basım Yılı :2022
    250,00 ₺
    200,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Toplumbilimi ile ilgili güçlük özellikle konusunda yani toplum gerçekliği kavramında saklıdır. Toplum, bitkiler ya da dil alanı gibi konu olarak sınırlandırılabilen bir tür görünüşler topluluğu değildir. Toplum, daha çok, doğa veya tarih gibi bir varlık şeklidir. Nasıl ki her maddi cisim doğa yasalarına bağlı olup doğadan sayılıyorsa, nasıl ki zaman çevresinde olup bitenler tarihe özgü oluyorsa, onun gibi, insanoğlunun yaptığı, yarattığı ve geçirdiği her şey toplumda var olmaktadır. Yazarın başlıca arzusu, bu yollardan sosyolojiye özgü düşünce tarzını belirtmek ve toplumsal realiteyi tahrif edilmeden, taraflı bir şekilde kavrayabilmeyi sağlamak üzere, bu bilimin gereksinim duyduğu “sosyolojik görüşü” geliştirmektir. Bu arada uygun düşen yerlerde, halen klasik bir değer taşıyan eski sosyolojik teorilerin düşünce tarzlarına ve objektif sonuçlara işaret edilmiştir. Bu anlamda kitap aynı zamanda Émile Durkheim, Vilfredo Pareto, Max Weber, Auguste Comte, Herbert Spencer, Lorenz von Stein, Wilhelm Heinrich Riehl gibi düşünürlere ait düşünürleri belirtmek bakımından sosyoloji tarihine bir giriş sayılır. Bununla beraber kitabın asıl ilgi sahası sosyoloji teorileri ve bunların tarihî gelişimi değil; toplumsal realite ve onun içinde yer alan güncel problemler aynı zamanda hukukçuları, idarecileri, iktisatçıları, siyaset adamlarını pratik yönden ilgilendirmektedir.
    Toplumbilimi ile ilgili güçlük özellikle konusunda yani toplum gerçekliği kavramında saklıdır. Toplum, bitkiler ya da dil alanı gibi konu olarak sınırlandırılabilen bir tür görünüşler topluluğu değildir. Toplum, daha çok, doğa veya tarih gibi bir varlık şeklidir. Nasıl ki her maddi cisim doğa yasalarına bağlı olup doğadan sayılıyorsa, nasıl ki zaman çevresinde olup bitenler tarihe özgü oluyorsa, onun gibi, insanoğlunun yaptığı, yarattığı ve geçirdiği her şey toplumda var olmaktadır. Yazarın başlıca arzusu, bu yollardan sosyolojiye özgü düşünce tarzını belirtmek ve toplumsal realiteyi tahrif edilmeden, taraflı bir şekilde kavrayabilmeyi sağlamak üzere, bu bilimin gereksinim duyduğu “sosyolojik görüşü” geliştirmektir. Bu arada uygun düşen yerlerde, halen klasik bir değer taşıyan eski sosyolojik teorilerin düşünce tarzlarına ve objektif sonuçlara işaret edilmiştir. Bu anlamda kitap aynı zamanda Émile Durkheim, Vilfredo Pareto, Max Weber, Auguste Comte, Herbert Spencer, Lorenz von Stein, Wilhelm Heinrich Riehl gibi düşünürlere ait düşünürleri belirtmek bakımından sosyoloji tarihine bir giriş sayılır. Bununla beraber kitabın asıl ilgi sahası sosyoloji teorileri ve bunların tarihî gelişimi değil; toplumsal realite ve onun içinde yer alan güncel problemler aynı zamanda hukukçuları, idarecileri, iktisatçıları, siyaset adamlarını pratik yönden ilgilendirmektedir.
    >