Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Türkiye’de Eğitim Bilimleri Öğretimi Başlangıçtan 1965’e Kadar

    Yazar : Niyazi Altunya
    ISBN :9786052414958
    Sayfa Sayısı :162
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13x21
    Basım Yılı :2018
    290,00 ₺
    246,50 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Türkiye’de Eğitim Bilimleri Öğretimi Başlangıçtan 1965’e Kadar

    “Türkiye’de eğitim bilimleri öğretiminin başlangıcını Tanzimat sonlarına
    kadar götürebiliriz. Kuşkusuz ilk dönem yapılanlar bilimsel etkinlikten
    daha çok hazır bilgi ve pratik kazandırmaktan ibarettir. Gerçi, çağdaş
    anlamda eğitim bilimlerinin ve onun öğretiminin tarihi Batı’da da çok eski
    değildir. Antikçağ’dan beri birike gelen pedagoji bilgisi elbette önemlidir;
    ancak bu, gözlem, sezgi ve deneyimlere (deneylere değil!) dayalı bir
    birikimdir. Oysa çağdaş anlamda eğitim bilimleri öteki bilim dalları gibi
    belli bir kurama göre sistemli bir biçimde geliştirilmekte, başka bilim
    dallarından da yararlanılarak ve denemelerden geçirilerek doğrulanmakta,
    günü gelince yeni bilgilerle yenilenmekte ya da eski bilgiler çürütülebilmektedir.”
    ”Osmanlı aydını, Batı’da eğitim bilimlerinin gelişimini izlemekte pek
    de gecikmemiştir. Ancak bunlar, evrensel bilgi birikimine katkı yapamamış,
    hatta Batı’daki birikimi kendi özgül koşullarına uyarlamakta da
    gecikmiştir. II. Meşrutiyet yıllarına doğru, özellikle İstanbul Erkek Öğretmen
    Okulu’nda eğitim bilgileri konusunda oluşan tartışma ortamı, Türkiye’de
    eğitimbilimsel kurumlaşmanın kapısını aralamıştır. 1912’de Üniversiteye
    (Darülfünun’a) konulan Terbiye (Pedagoji) dersi ve ardından oluşan
    Terbiye Kürsüsü, ülkede eğitimin bilim konusu olabilmesinin yolunu
    açmıştır.”
    Kendi yorumunuzu yazın
    • Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
    • Kötü
    • Mükemmel

    Türkiye’de Eğitim Bilimleri Öğretimi Başlangıçtan 1965’e Kadar

    “Türkiye’de eğitim bilimleri öğretiminin başlangıcını Tanzimat sonlarına
    kadar götürebiliriz. Kuşkusuz ilk dönem yapılanlar bilimsel etkinlikten
    daha çok hazır bilgi ve pratik kazandırmaktan ibarettir. Gerçi, çağdaş
    anlamda eğitim bilimlerinin ve onun öğretiminin tarihi Batı’da da çok eski
    değildir. Antikçağ’dan beri birike gelen pedagoji bilgisi elbette önemlidir;
    ancak bu, gözlem, sezgi ve deneyimlere (deneylere değil!) dayalı bir
    birikimdir. Oysa çağdaş anlamda eğitim bilimleri öteki bilim dalları gibi
    belli bir kurama göre sistemli bir biçimde geliştirilmekte, başka bilim
    dallarından da yararlanılarak ve denemelerden geçirilerek doğrulanmakta,
    günü gelince yeni bilgilerle yenilenmekte ya da eski bilgiler çürütülebilmektedir.”
    ”Osmanlı aydını, Batı’da eğitim bilimlerinin gelişimini izlemekte pek
    de gecikmemiştir. Ancak bunlar, evrensel bilgi birikimine katkı yapamamış,
    hatta Batı’daki birikimi kendi özgül koşullarına uyarlamakta da
    gecikmiştir. II. Meşrutiyet yıllarına doğru, özellikle İstanbul Erkek Öğretmen
    Okulu’nda eğitim bilgileri konusunda oluşan tartışma ortamı, Türkiye’de
    eğitimbilimsel kurumlaşmanın kapısını aralamıştır. 1912’de Üniversiteye
    (Darülfünun’a) konulan Terbiye (Pedagoji) dersi ve ardından oluşan
    Terbiye Kürsüsü, ülkede eğitimin bilim konusu olabilmesinin yolunu
    açmıştır.”
    >