Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Türk Ceza Kanununda Ön Ödemelik Suçlar

    Yayınevi : Savaş Yayınevi
    Yazar : Gökhan Taneri
    ISBN :9786059527606
    Sayfa Sayısı :464
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16.00 x 24.00
    Basım Yılı :2017
    330,00 ₺
    313,50 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    ÖNSÖZ 24/11/2016 gün 6763 sayılı kanunla ön ödeme kapsamı genişletildi. 5237 sayılı TCK md. 75’te düzenlenen alternatif çözüm yolu olarak ön ödeme, bu yasadan önce oldukça sınırlı bir uygulama alanına sahipti. Kanun 3 aya kadar hapis cezasını ya da adli para cezasını gerektiren suçlar yönünden uygulanabileceğini belirtmiş olmasına rağmen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda uygulama alanı hemen hemen hiç bulunmamaktaydı. Özel kanunlarda düzenlenen suç tiplerinin ise pek çoğu zaten idari yaptırıma dönüşmüştü. Uygulama alanı neredeyse 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile sınırlı bir hale gelmişti. 6763 sayılı kanun unutulmaya yüz tutmuş kurumu yeniden canlandırmıştır. Suç olmaktan çıkarma eğilimi, idari yaptırıma dönüştürme çabaları, ön ödeme ve son olarak uzlaştırma kriminal yaptırımları azaltıcı çalışmalar olarak görülmektedir. Her ne kadar 765 sayılı Türk Ceza Kanunu döneminde, yargılamasız ceza olmayacağı yönünde eleştirilere neden olmuş ise de bu çözüm yolları arasında ceza kararnamesi de bulunmalıdır. Çünkü kriminal suçların sayısını azaltma girişimlerinin tamamı esasen yargılamasız ceza olmaması itirazlarıyla karşılaşması gerekirken bu itirazlar artık aşılmış, hayatın her alanı idari yaptırımlarla karşılanan ceza yaptırımlara dönüşmüştür. Üstelik idari yaptırımlar, ceza yaptırımları gibi uzun zaman içerisinde ve kılı kırk yarılarak gerçekleştirilen uygulamalar olmadığından, ceza mahkemelerinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da erteleme ile sonuçlanması ihtimali de göz önünde bulundurulduğunda, ceza yargılamalarından daha etkili yaptırımlar haline gelmiş; ceza yargılamasının ıslah, caydırıcılık ya da toplumsal düzenin korunması amacı bu uygulamalar açısından daha belirgin hale gelmiştir.
    ÖNSÖZ 24/11/2016 gün 6763 sayılı kanunla ön ödeme kapsamı genişletildi. 5237 sayılı TCK md. 75’te düzenlenen alternatif çözüm yolu olarak ön ödeme, bu yasadan önce oldukça sınırlı bir uygulama alanına sahipti. Kanun 3 aya kadar hapis cezasını ya da adli para cezasını gerektiren suçlar yönünden uygulanabileceğini belirtmiş olmasına rağmen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda uygulama alanı hemen hemen hiç bulunmamaktaydı. Özel kanunlarda düzenlenen suç tiplerinin ise pek çoğu zaten idari yaptırıma dönüşmüştü. Uygulama alanı neredeyse 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile sınırlı bir hale gelmişti. 6763 sayılı kanun unutulmaya yüz tutmuş kurumu yeniden canlandırmıştır. Suç olmaktan çıkarma eğilimi, idari yaptırıma dönüştürme çabaları, ön ödeme ve son olarak uzlaştırma kriminal yaptırımları azaltıcı çalışmalar olarak görülmektedir. Her ne kadar 765 sayılı Türk Ceza Kanunu döneminde, yargılamasız ceza olmayacağı yönünde eleştirilere neden olmuş ise de bu çözüm yolları arasında ceza kararnamesi de bulunmalıdır. Çünkü kriminal suçların sayısını azaltma girişimlerinin tamamı esasen yargılamasız ceza olmaması itirazlarıyla karşılaşması gerekirken bu itirazlar artık aşılmış, hayatın her alanı idari yaptırımlarla karşılanan ceza yaptırımlara dönüşmüştür. Üstelik idari yaptırımlar, ceza yaptırımları gibi uzun zaman içerisinde ve kılı kırk yarılarak gerçekleştirilen uygulamalar olmadığından, ceza mahkemelerinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da erteleme ile sonuçlanması ihtimali de göz önünde bulundurulduğunda, ceza yargılamalarından daha etkili yaptırımlar haline gelmiş; ceza yargılamasının ıslah, caydırıcılık ya da toplumsal düzenin korunması amacı bu uygulamalar açısından daha belirgin hale gelmiştir.
    >