Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Türk Süvari Tarihi

    Yayınevi : Savaş Yayınevi
    Yazar : Rıdvan Bal
    ISBN :9786055343651
    Sayfa Sayısı :280
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :14.00 x 20.00
    Basım Yılı :2013
    195,00 ₺
    185,25 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Türk Süvari Tarihi - Rıdvan Bal Yüzyıllar boyunca orduların temel unsurlarından birini oluşturan süvariler, atın sağladığı hız ve manevra kabiliyeti ile muharebe meydanlarının vurucu gücü olmuştur. Bu gücü, cesaret ve kutsal değerler uğruna savaşma inancıyla birleştirebilen Türk süvarileri ise süvari tarihinin baş aktörleridir. Tarih sahnesinde görülmeye başladığı Orta Asya bozkırlarında gelişip dünyaya hediye edilen süvarilik, silah teknolojisinde sağlanan gelismeler doğrultusunda yerini zırhlı birliklere bıraktı. Türklerin günlük yaşamında olduğu gibi, askerlik teşkilatında ve imparatorluklar kurmasında oldukça önemli rolü olan at, doğal olarak destanlarda ve kitabelerde de yerini aldı. Atın mübarek sayıldığı Türk toplumlarında, devlet yöneticileri ve toplum kahramanları gibi o da aslında gökten indirilmiş kutsal bir varlık görülüyordu. Ölen kahramanlarının cennette atlarına bineceklerine inandıklarından atlarını da onlarla beraber defnediyorlardı. Tanrıya kurban edilerek değeri artırılan at, yabancı devlet başkanlarına gönderilen en kıymetli hediye sayılıyordu. Bulundukları her ortamda olduğu gibi, Anadolu topraklarındaki son Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda da çok önemli katkıları olan süvariler ve kadim dostları at, sahip oldukları bu onur ile sonsuza kadar hatırlanacaktır. Atatürk’ün: “Efendiler! Atlarınıza İyi Bakınız. Zira, Milli Mücadelenin Kazanılmasında Bu Ulvi Yaratıkların Çok Önemli Rolü Olmuştur” vasiyeti, muhtemelen bu saygının tezahürüdür. Türk Süvari Tarihi, sadece geçmişten günümüze süvari oluşumlarını bir kitap içeriğinde toplamayı hedefleyen bir çalışma değildir. Bu konuda çeşitli seviyelerde kaleme alınmış yazılı dokümanları değerlendirerek okuyucuya sunma amacının yanında, uygun sartları oluşturabilen Türk topluluklarının, dünya tarihini etkileyecek gelişmelere neden olan başarılara alışık olduğunu yinelemektir. Tarihin hemen her devresinde ‘asker millet’ olarak tanınan Türklerin bu özelliği, başta ekonomik güç olmak üzere diğer alanlarda sahip olacağı üstünlüklerle unutturulacak ve ortadan kaldırılacak bir özellik değildir. Tam aksine, devletin gücünü artırmak üzere güçlü bir orduya sahip olmak, Türkiye gibi jeostratejik öneme sahip bir ülke için mutlaka benimsenmesi gereken özelliktir. Yeni nesillerin geçmisi ile gurur duyması, yanlıslıklardan ders alarak geleceğe inançla bakabilmesi yönünde, süvarilerin dikkatle incelenmesinin katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.
    Türk Süvari Tarihi - Rıdvan Bal Yüzyıllar boyunca orduların temel unsurlarından birini oluşturan süvariler, atın sağladığı hız ve manevra kabiliyeti ile muharebe meydanlarının vurucu gücü olmuştur. Bu gücü, cesaret ve kutsal değerler uğruna savaşma inancıyla birleştirebilen Türk süvarileri ise süvari tarihinin baş aktörleridir. Tarih sahnesinde görülmeye başladığı Orta Asya bozkırlarında gelişip dünyaya hediye edilen süvarilik, silah teknolojisinde sağlanan gelismeler doğrultusunda yerini zırhlı birliklere bıraktı. Türklerin günlük yaşamında olduğu gibi, askerlik teşkilatında ve imparatorluklar kurmasında oldukça önemli rolü olan at, doğal olarak destanlarda ve kitabelerde de yerini aldı. Atın mübarek sayıldığı Türk toplumlarında, devlet yöneticileri ve toplum kahramanları gibi o da aslında gökten indirilmiş kutsal bir varlık görülüyordu. Ölen kahramanlarının cennette atlarına bineceklerine inandıklarından atlarını da onlarla beraber defnediyorlardı. Tanrıya kurban edilerek değeri artırılan at, yabancı devlet başkanlarına gönderilen en kıymetli hediye sayılıyordu. Bulundukları her ortamda olduğu gibi, Anadolu topraklarındaki son Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda da çok önemli katkıları olan süvariler ve kadim dostları at, sahip oldukları bu onur ile sonsuza kadar hatırlanacaktır. Atatürk’ün: “Efendiler! Atlarınıza İyi Bakınız. Zira, Milli Mücadelenin Kazanılmasında Bu Ulvi Yaratıkların Çok Önemli Rolü Olmuştur” vasiyeti, muhtemelen bu saygının tezahürüdür. Türk Süvari Tarihi, sadece geçmişten günümüze süvari oluşumlarını bir kitap içeriğinde toplamayı hedefleyen bir çalışma değildir. Bu konuda çeşitli seviyelerde kaleme alınmış yazılı dokümanları değerlendirerek okuyucuya sunma amacının yanında, uygun sartları oluşturabilen Türk topluluklarının, dünya tarihini etkileyecek gelişmelere neden olan başarılara alışık olduğunu yinelemektir. Tarihin hemen her devresinde ‘asker millet’ olarak tanınan Türklerin bu özelliği, başta ekonomik güç olmak üzere diğer alanlarda sahip olacağı üstünlüklerle unutturulacak ve ortadan kaldırılacak bir özellik değildir. Tam aksine, devletin gücünü artırmak üzere güçlü bir orduya sahip olmak, Türkiye gibi jeostratejik öneme sahip bir ülke için mutlaka benimsenmesi gereken özelliktir. Yeni nesillerin geçmisi ile gurur duyması, yanlıslıklardan ders alarak geleceğe inançla bakabilmesi yönünde, süvarilerin dikkatle incelenmesinin katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.
    >