Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Türkiye Rumları

    Yayınevi : İletişim Yayınevi
    Yazar : Samim Akgönül
    ISBN :9789750505140
    Sayfa Sayısı :440
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.00 x 20.00
    Basım Yılı :2021
    570,00 ₺
    484,50 ₺
    Ulus-Devlet Çağından Küreselleşme Çağına Bir Azınlığın Yok Oluş Süreci
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Türkiye Rumları, bugün sayıları iyice azalmış bir cemaatin üyeleri. Azınlık statüsünün karşılığı olarak kullanılan, varlıkları ancak eski mahallelerdeki bir "renk" olarak hatırlanan bir cemaat. Şehirlerin havasında etkileri belli olmadan, kendilerine sağlanan haklara minnet duyup, sessiz sakin ve fazla göze batmayacak şekilde bir kenarda "muhafaza olmaları" yeterli görülüyor. Hem Türkiye hem de Yunanistan ulus-devlet çağı tarihlerinin nesnesi konumundalar. Samim Akgönül, Türkiye’deki Rum cemaatinin modern tarihini anlatırken bir yandan da insani bir derdin peşine bilimsel bir yetkinlikle düşüyor. Rum cemaati üyelerinin vatandaşlar olarak haklarını, ne düşündüklerini, nasıl yaşadıklarını, hayata nasıl tutunduklarını araştırıyor. Türkiye ve Yunanistan tarihindeki "etkileri", turistik birer eşya değil, insan olarak Rum cemaati üyeleri; Türkiye Rumları’nın konusunu teşkil ediyor. Elbette siyasi tarih, uluslararası ilişkiler, milliyetçi bakış açısı ve tarihyazımı, sınırdışı edilmeler, tedhiş ve sindirme hareketleri de bu tarihi çevreliyor. Samim Akgönül, tarihi siyah ve beyaz diye bölmeyen bir bakış açısıyla ama olan biteni de tüm açıklığıyla ortaya koyarak yok olmakta olan bir cemaati, tarih ve toplumbilim çerçevesinde okuyucuya sunuyor.

    Türkiye Rumları, bugün sayıları iyice azalmış bir cemaatin üyeleri. Azınlık statüsünün karşılığı olarak kullanılan, varlıkları ancak eski mahallelerdeki bir "renk" olarak hatırlanan bir cemaat. Şehirlerin havasında etkileri belli olmadan, kendilerine sağlanan haklara minnet duyup, sessiz sakin ve fazla göze batmayacak şekilde bir kenarda "muhafaza olmaları" yeterli görülüyor. Hem Türkiye hem de Yunanistan ulus-devlet çağı tarihlerinin nesnesi konumundalar. Samim Akgönül, Türkiye’deki Rum cemaatinin modern tarihini anlatırken bir yandan da insani bir derdin peşine bilimsel bir yetkinlikle düşüyor. Rum cemaati üyelerinin vatandaşlar olarak haklarını, ne düşündüklerini, nasıl yaşadıklarını, hayata nasıl tutunduklarını araştırıyor. Türkiye ve Yunanistan tarihindeki "etkileri", turistik birer eşya değil, insan olarak Rum cemaati üyeleri; Türkiye Rumları’nın konusunu teşkil ediyor. Elbette siyasi tarih, uluslararası ilişkiler, milliyetçi bakış açısı ve tarihyazımı, sınırdışı edilmeler, tedhiş ve sindirme hareketleri de bu tarihi çevreliyor. Samim Akgönül, tarihi siyah ve beyaz diye bölmeyen bir bakış açısıyla ama olan biteni de tüm açıklığıyla ortaya koyarak yok olmakta olan bir cemaati, tarih ve toplumbilim çerçevesinde okuyucuya sunuyor.

    >