Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Uzlaşma Kültürü

    Yayınevi : Akçağ Yayınları
    Yazar : Ertuğrul Yaman
    ISBN :9786053428022
    Sayfa Sayısı :273
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13,50 x 21,00
    250,00 ₺
    200,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Olayların ve gelişmelerin baş döndürücü bir hızla gündemleri kapladığı bir çağda yaşıyoruz. Evet, insanlık gerçekten önemli mesafeler kat ediyor. Sözde dijital/görsel dünya öylesine ilerledi ki artık insanlığı göremez hâle geldik! Bireyin ve toplumun huzuru, eşyanın ve maddenin gölgesinde kaldı. Oysa; insan, en seçkin ve en değerli varlıktı. İnsanı ve toplumu huzurlu kılmadan gerçek anlamda ilerlemeden söz edilemez. Bu çalışmada bireysel ve toplumsal plandaki huzursuzluk ve çatışmalara çözümler üretmektir. Bireyin Dünya'ya geliş amacını tam olarak kavrayamayan veya Dünya'nın evren içindeki işlevini idrak edemeyen kimi muhteris insanlar, öylesine anlamsız, amaçsız ve ağır çatışma ve didişmelere girmektedirler ki şu fani Dünya'yı hem kendilerine hem de çevresindeki insanlara zindan etmektedirler. Oysa, insan olarak en aslî işimiz, yine insan kalmak ve her iki dünyayı doğru anlamlandırıp ebedî hayata geçiş yapmak olmalıdır. Bireysel ve toplumsal, ayrışma, çatışma ve kutuplaşmaların Dünya'nın hiçbir yerinde huzur getirmediği açıktır. Bizim temel ihtiyacımız, ortak yaşama sanatını öğrenip uygulamak ve uzlaşma kültürünü oluşturmaktır.

    Olayların ve gelişmelerin baş döndürücü bir hızla gündemleri kapladığı bir çağda yaşıyoruz. Evet, insanlık gerçekten önemli mesafeler kat ediyor. Sözde dijital/görsel dünya öylesine ilerledi ki artık insanlığı göremez hâle geldik! Bireyin ve toplumun huzuru, eşyanın ve maddenin gölgesinde kaldı. Oysa; insan, en seçkin ve en değerli varlıktı. İnsanı ve toplumu huzurlu kılmadan gerçek anlamda ilerlemeden söz edilemez. Bu çalışmada bireysel ve toplumsal plandaki huzursuzluk ve çatışmalara çözümler üretmektir. Bireyin Dünya'ya geliş amacını tam olarak kavrayamayan veya Dünya'nın evren içindeki işlevini idrak edemeyen kimi muhteris insanlar, öylesine anlamsız, amaçsız ve ağır çatışma ve didişmelere girmektedirler ki şu fani Dünya'yı hem kendilerine hem de çevresindeki insanlara zindan etmektedirler. Oysa, insan olarak en aslî işimiz, yine insan kalmak ve her iki dünyayı doğru anlamlandırıp ebedî hayata geçiş yapmak olmalıdır. Bireysel ve toplumsal, ayrışma, çatışma ve kutuplaşmaların Dünya'nın hiçbir yerinde huzur getirmediği açıktır. Bizim temel ihtiyacımız, ortak yaşama sanatını öğrenip uygulamak ve uzlaşma kültürünü oluşturmaktır.

    >