Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Uzun Atlama

    Yayınevi : h2o Kitap
    Yazar : İlhan Tarus
    ISBN :9786054906604
    Sayfa Sayısı :256
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :12x19
    Basım Yılı :2018
    239,00 ₺
    203,15 ₺
    Cumhuriyetin Şeker Fabrikaları Bir Endüstrileşmenin Romanı

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Kurtuluş Savaşı üçlemesiyle “Vatan’ın İnşa”sını romanlaştıran, edebiyatımızın usta kalemi İlhan Tarus bu kez Cumhuriyetin Şeker Fabrikalarını anlatıyor.

    Tarus bir gazetenin teklifi üzerine iki ay boyunca altı bin kilometre yol kat ederek tüm fabrikaları dolaşır; neden oldukları toplumsal dönüşü bizzat yaşayarak bir tanıklık tutanağını “beyaz kağıtların muhafızlığına kara satırlar halinde geçirir.”

    Şeker fabrikaları sadece teknolojik atılım, üretim patlaması, döviz tasarrufu, refah kaynağı değil bir ulus yaratım sürecinin ve mekanizmasının asli unsurlarındandır. Nehirler ovalara hayat vermesi, bereket getirmesi için yönlendirilir. Köylüye makineli tarım öğretilir, iş makineleri hediye edilir. Topraktan alınan ırgat, işçiye dönüştürülür, sendikada örgütlendirilir. Okullar, hastaneler, başta sinema salonu olmak üzere sosyal tesisler açılarak; spor kulüpleri kurularak civarındaki köy ve kasabaların tüm toplumsal yaşantısı dönüştürülür, moderne taşınır.

    Tüm bunlar hangi yolla olur, hangi araçlarla, kimlerle?

    Ceyhun Atuf Kansu şairdir ama Turhal Şeker Fabrikası hastanesinin başhekimidir de. Sonra kimyager bir kadın var, Amerika’da eğitim görmüş bir mühendis, bir öğretmen, bir ustabaşı, bir montajcı, bir aşçı, bir temizlikçi ve daha çok bir, bir, bir… Bunların hepsinin şeker fabrikalarına ait kendi hikâyeleri var; alın teri, gözyaşı ve kanla yazdıkları hikayeleri. Hikayecimiz İlhan Tarus’un bize aktardığı…

    Kendi yorumunuzu yazın
    • Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
    • Kötü
    • Mükemmel

    Kurtuluş Savaşı üçlemesiyle “Vatan’ın İnşa”sını romanlaştıran, edebiyatımızın usta kalemi İlhan Tarus bu kez Cumhuriyetin Şeker Fabrikalarını anlatıyor.

    Tarus bir gazetenin teklifi üzerine iki ay boyunca altı bin kilometre yol kat ederek tüm fabrikaları dolaşır; neden oldukları toplumsal dönüşü bizzat yaşayarak bir tanıklık tutanağını “beyaz kağıtların muhafızlığına kara satırlar halinde geçirir.”

    Şeker fabrikaları sadece teknolojik atılım, üretim patlaması, döviz tasarrufu, refah kaynağı değil bir ulus yaratım sürecinin ve mekanizmasının asli unsurlarındandır. Nehirler ovalara hayat vermesi, bereket getirmesi için yönlendirilir. Köylüye makineli tarım öğretilir, iş makineleri hediye edilir. Topraktan alınan ırgat, işçiye dönüştürülür, sendikada örgütlendirilir. Okullar, hastaneler, başta sinema salonu olmak üzere sosyal tesisler açılarak; spor kulüpleri kurularak civarındaki köy ve kasabaların tüm toplumsal yaşantısı dönüştürülür, moderne taşınır.

    Tüm bunlar hangi yolla olur, hangi araçlarla, kimlerle?

    Ceyhun Atuf Kansu şairdir ama Turhal Şeker Fabrikası hastanesinin başhekimidir de. Sonra kimyager bir kadın var, Amerika’da eğitim görmüş bir mühendis, bir öğretmen, bir ustabaşı, bir montajcı, bir aşçı, bir temizlikçi ve daha çok bir, bir, bir… Bunların hepsinin şeker fabrikalarına ait kendi hikâyeleri var; alın teri, gözyaşı ve kanla yazdıkları hikayeleri. Hikayecimiz İlhan Tarus’un bize aktardığı…

    >