Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Vatan Namus İttihad

    Yayınevi : Timaş Yayınları
    ISBN :9786256767171
    Sayfa Sayısı :288
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.00 x 21.00
    Basım Yılı :2024
    325,00 ₺
    260,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.
    Saptırma ve intikam amaçlı çiziştirmelerin, yazıştırmaların etkisi elan devam ediyor; bugün de İkinci Meşrutiyet Dönemi ele alınırken yoğun ön yargılar gündeme geliyor. Bir de sonradan ne olduğunu bilmenin rahatlığıyla karmaşa içinde geçmiş bir dönemi izah ve bugüne nakletmekte kolaycılığa kaçmak; Osmanlı İmparatorluğu'nun ayakta kalması için verilen son mücadeleyi yok sayıp, “Sonra’nın Kılıcı”nı kuşanarak lider bir nesle sövmekte rahatsız edici çok şey var. Bu sövüp sayma kadar, eninde sonunda Osmanlılar adına verilmiş bir ölüm kalım mücadelesinin söz konusu olduğunun unutulması da insanın yüreğine girmiyor. Ters ve kötü gitmiş her şeyin “İttihadçılar”ın kapısının eşine yığılması yoluyla bir sağıltım sağlanmış olacağının zannedilmesi ise doğru ve bilimsel değil. --- İttihad ve Terakki liderliğindeki Osmanlılar, belki de olmamaları gereken bir yerde boy göstermeye kalkıştılar; sonunda da kendilerinden teknik donanım ve teçhizatta üstün ordular karşısında yenildiler. Ama mesele savaşta yenilip yenilmemek değil, zorlanan bir kadere teslim olmamaktı… Onlar, kaderlerinin Büyük Güçler tarafından kendilerine tebliğ edildiğini görmek yerine, kalplerini ellerine alıp, kaderlerini her şeye rağmen seçmiş olmayı tercih ettiler. Altay CENGİZER
    Saptırma ve intikam amaçlı çiziştirmelerin, yazıştırmaların etkisi elan devam ediyor; bugün de İkinci Meşrutiyet Dönemi ele alınırken yoğun ön yargılar gündeme geliyor. Bir de sonradan ne olduğunu bilmenin rahatlığıyla karmaşa içinde geçmiş bir dönemi izah ve bugüne nakletmekte kolaycılığa kaçmak; Osmanlı İmparatorluğu'nun ayakta kalması için verilen son mücadeleyi yok sayıp, “Sonra’nın Kılıcı”nı kuşanarak lider bir nesle sövmekte rahatsız edici çok şey var. Bu sövüp sayma kadar, eninde sonunda Osmanlılar adına verilmiş bir ölüm kalım mücadelesinin söz konusu olduğunun unutulması da insanın yüreğine girmiyor. Ters ve kötü gitmiş her şeyin “İttihadçılar”ın kapısının eşine yığılması yoluyla bir sağıltım sağlanmış olacağının zannedilmesi ise doğru ve bilimsel değil. --- İttihad ve Terakki liderliğindeki Osmanlılar, belki de olmamaları gereken bir yerde boy göstermeye kalkıştılar; sonunda da kendilerinden teknik donanım ve teçhizatta üstün ordular karşısında yenildiler. Ama mesele savaşta yenilip yenilmemek değil, zorlanan bir kadere teslim olmamaktı… Onlar, kaderlerinin Büyük Güçler tarafından kendilerine tebliğ edildiğini görmek yerine, kalplerini ellerine alıp, kaderlerini her şeye rağmen seçmiş olmayı tercih ettiler. Altay CENGİZER
    >