Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Zamanın Düzeni

    Yayınevi : Tellekt
    Yazar : Carlo Rovelli
    ISBN :9786058043381
    Sayfa Sayısı :168
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13,50x20,00
    Basım Yılı :2020
    270,00 ₺
    216,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Zamanın Düzeni

    Zaman anlayışımız Boltzmann’dan Einstein’a, kuantum mekaniğinden görelilik temelli kütle çekimine kadar büyük dönüşümler geçirdi. Carlo Rovelli’ye göre de zaman farklı yerlerde farklı hızda akar; geçmiş ve gelecek arasında sanılanın aksine aslında çok az fark vardır ve şimdiki zaman uçsuz bucaksız evrende uçar gider. Yine de yazar için zamanın asıl gizemi başka bir yerdedir.

    Zamanın Düzeni’nde bilim ve felsefeyi buluşturan Rovelli zamanı anlayabilmek için kendimiz üzerine, kendimizi anlayabilmek için de zaman üzerine düşünmemiz gerektiğini gösteriyor. Bunu yaparken de hem aydınlatıyor hem de teselli ediyor...

    “Bizim zamanın kendisi olduğumuzu görmeye başladık. Bu alan biziz, nöronlarımızın bağlantıları içindeki bellekte bulunan izler tarafından açılan açıklığız. Biz belleğiz. Biz özlemiz. Gelmeyecek bir geleceğe karşı arzu duyuyoruz. Belleğin ve öngörünün açtığı bu alan, bizi belki bazen kaygılandıran ama özünde bir lütuf olan zamandır.”

    Kendi yorumunuzu yazın
    • Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
    • Kötü
    • Mükemmel

    Zamanın Düzeni

    Zaman anlayışımız Boltzmann’dan Einstein’a, kuantum mekaniğinden görelilik temelli kütle çekimine kadar büyük dönüşümler geçirdi. Carlo Rovelli’ye göre de zaman farklı yerlerde farklı hızda akar; geçmiş ve gelecek arasında sanılanın aksine aslında çok az fark vardır ve şimdiki zaman uçsuz bucaksız evrende uçar gider. Yine de yazar için zamanın asıl gizemi başka bir yerdedir.

    Zamanın Düzeni’nde bilim ve felsefeyi buluşturan Rovelli zamanı anlayabilmek için kendimiz üzerine, kendimizi anlayabilmek için de zaman üzerine düşünmemiz gerektiğini gösteriyor. Bunu yaparken de hem aydınlatıyor hem de teselli ediyor...

    “Bizim zamanın kendisi olduğumuzu görmeye başladık. Bu alan biziz, nöronlarımızın bağlantıları içindeki bellekte bulunan izler tarafından açılan açıklığız. Biz belleğiz. Biz özlemiz. Gelmeyecek bir geleceğe karşı arzu duyuyoruz. Belleğin ve öngörünün açtığı bu alan, bizi belki bazen kaygılandıran ama özünde bir lütuf olan zamandır.”

    >